Aydındere Haber Giresun Haber Karadeniz Haber

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
ALİŞANOĞULLARI
Bu makale 552 kez okundu.
Yazının Tarihi :   08 Haziran 2017 - 10:39:31

İnsan ve İş İlişkileri

Büyüt
Küçült
İnsan ve İş İlişkileri

Furkan Yazar

Günümüzde hayat mücadelesi farklı alanlarda, farklı şekillerde ve farklı unsurlarla çok yoğun bir şekilde devam etmektedir. Bu mücadelede zaman zaman düşsek de, yolda kalsak da her zaman içimizdeki enerjiyi ve birikimi faydalı ve uygun bir şekilde kullanmalıyız. İnsani ilişkilerimizin bize kazandırdığı güzel yönleri alıp, kötü olanları da ayıklayıp, bulunduğumuz sosyal ortama ve insanlara iyi şekilde aktarmalıyız. Bu kim oluyor da bana akıl veriyor gibi insanları aşağılayan yaklaşımlardan uzaklaşmalı, bilhassa her insandan benliğimize yön verecek unsurları keşfetmenin yollarını aramalıyız. Bu noktada; bilgi, birikim ve tecrübe üçlü bir sac ayağı olup, bu üçlü kimde varsa, ondan ziyadesiyle faydalanmalı, bu üç oluşumu muhakkak hayatımıza ayrılmaz bir biçimde monte etmeli, adeta duvara çaktığımız çivi gibi bu üç unsuru beynimize kazımalıyız.

               Toplum içinde yaşamanın belli kuralları olması sebebiyle, insani ilişkilerimizi de gün geçtikçe fazlasıyla gözden geçirmemiz gerekmektedir. Son günlerde bizim camiamız olan İslami kesimde de bu davranışsal bozuklukların bir hayli arttığını gözlemliyoruz. Gerçekten bizi temsil eden ve kardeşlik hukukumuzun gereği yol aldığımız bu dostlarımıza birer terapi eğitimi verilse hiç de fena olmaz hani. Gerek birbirimize tahammülsüzlüğümüz, gerekse de her şeyi ben bilirim tavrı inanın bazı zamanlarda insanların kalbini çok kırmaktadır. Artık; birbirimizi eleştirmekten ve her gördüğümüz olumsuz bir durum sonucu söylenmekten kendimizi alamıyoruz. Bu birbirimizi eleştirme hastalığından kurtulamıyoruz. Bizim Müslüman camiada daha çok olmakla beraber, tüm kesimlerde bulunduğumuz ortamlarda hep en öne çıkmak, hep liderliği ele alma gibi bir derdimiz var. Kendimizden daha başarılı biri ile karşılaşsak, onu takdir etmiyoruz, içten içe ona suizanda bulunuyoruz. Bir iş yapılacağı zaman, beyin jimnastiği yapıp, ortaya bir proje koyup, düşünce ikliminden tohumlar ekmek yerine, benim dediğim olsun, bunu uygulayalım diyoruz. Nihayetinde kaçınılmaz son olan hüsrandan kurtulamıyoruz. Ya yanlış şekilde ortaya bir şeyler koyuyoruz ya da bu yanlış şeylerden insanlar yanlış şekilde istifade ederek, felakete sürükleniyor ya da istediğimiz, hedeflediğimiz hiçbir plan ve programı gerçekleştiremiyoruz. Kibrimiz, egolarımız o kadar her şeyin önüne geçiyor ki, kendi bencilliğimiz haricinde hiçbir şeyi gözümüz görmez oluyor.

              Genel anlamda çalışma hayatındaki ilişkilere baktığımızda; işyerlerinde sosyal hayatın yansımalarına sıkça rastlamaktayız ve benzer durumlara şahitlik etmekteyiz. Çalıştığı yerdeki arkadaşına saygıda kusur eden, sürekli özveride bulunarak çalışmayı kendine şiar edinene her türlü düzenbazlığı yapan, onları hor gören, çalışanı enayi yerine koyan, sürekli belli kişilerin sırtına binen çalışanlara ve hatta adaletsiz yönetici ile patronlara sıkça rastlamaktayız. Bu gibi durumlar özel sektörle beraber daha çok kamuda karşımıza çıksa da maalesef gittikçe katlanamaz bir vaziyet almaktadır. Hadi özel sektör kar amacı güden kuruluşlar. Orda olumsuzluk gören ayrılıp, özelde başka iş bulabilir. Peki kamuda çalışanlar ne yapacak bu durumda? İşten ayrılması halinde, ağır piyasa koşullarında iş bulması hiç de kolay olmayacaktır. 

             Yaşantımız gereği, özel ve kamu olarak çok değişik alanlarda çalışanlarla ettiğimiz muhabbetlerde gözlemlediğimiz konularda ortaya çıkan durum, doğruyu söylemek gerekirse hiç iç açıcı değil. Kurumlarda üzülerek söylüyorum, ayak oyunları fazlasıyla artmakta. Ayrıca; birbirinin kuyusunu kazan, sürekli iş yerinde dedikodu üreten, yükselmek isteyeni engellemeye çalışan amirlerin ve işyeri arkadaşlarının varlığının her geçen gün ziyadesiyle fazlalaştığını çıplak gözle seyretmekteyiz. Bu doğrultuda bakıldığında; ciddi olarak Devlet Memurları Kanununun yeniden ele alınmasının elzem bir hal aldığının sonucuna kolayca varmaktayız. Performans sistemi, eğer adaletli bir şekilde uygulanırsa çalışanı ve çalışmayanı ayıklama noktasında çok yararlı olacaktır. Ancak; amir kişisel ilişkileri gereği hep aynı kişiyi çalışmadığı halde tutarsa, onu performansta zirveye çıkarırsa bu adaletsizliğin ve hakkaniyetsizliğin en büyüğü olacaktır ki; bu da insafsızlıktır. Ya da amir sevmediği birine, kaşın eğri deyip, sudan bahanelerle o özverili çalışanı ekarte etmeye çalışırsa; bu da büyük bir vicdansızlık olacaktır. Bu olumsuzlukları önlemenin en önemli yolu da; yapılacak düzenlemede gerçekten çok iyi seçilmiş, gerekli testlerden geçmiş ve vasıflı olan, nesnel davranacak kişilerin kurul oluşturmak suretiyle bu kurullarda yer almasını sağlamaktır. Böylece verilecek olumsuz kararların bu kurullardan dönmesinin yolu açılacak, yanlış yapılan iş ve işlemlerin önüne geçilmiş olacaktır. Bu noktada bakıldığında; sendikaların tümünün 657 içinde iş güvencesinin garanti altına alınması gerektiğinde hemfikir olduklarını görmekteyiz. İş güvencesi, işten adaletsiz çıkarmaların önüne geçecek şekilde yeniden üst kurullarla beraber ele alınmalı ve gerekirse bu konuda Psikolog, Psikiyatr ve toplumbilimcilerin katılımının yer aldığı genişletilmiş bir istişare danışmakurulunun varlığı Devletin iş güvencesindeki garantörlüğünü teminat altına alacaktır.

            Sonuç olarak; her birimiz bu yolculukta dereden akan su misali akıp gitmekteyiz. Bu akıntıda boğulmamak ve suyun üstünde kalmak için de belli çaba sarf etmek gerektiğimiz de aşikar. Zaman zaman rüzgara kapılıp, ters yöne essek de, yoldan çıkıp şarampole yuvarlansak da; her daimistikametimizi ve metotlarımızı iyi belirlemeli, hedefe giden yolda hiçbir engelin önümüzü kesmemesi için mücadeleye var gücümüzle devam etmeliyiz. 

      Furkan Yazar

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Bulancak Ajans
SPOR VİTRİNİ
hacamat
tuncay kara
Son Yorumlar
kemal müniroğlu
teşekkürler Müslümanlar olarak inşallah Hayat kitabımızı hayatımıza yerleştirenlerden oluruz.
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
1. LİG PUAN DURUMU

Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Aydındere Haber Giresun Haber Karadeniz Haber | http://www.aydindere.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2016 - 2017
Her hakkı saklıdır. Aydindere.com kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz. Haberlere yazılan yorumlardan kullanıcılar, köşe yazılarından ise yazarları sorumludur. Copyright © 2009 Gazeteler Yalova Gazeteleri sanalbasin.com üyesidir