Güya Devlet; yasama, yürütme ve yargı olmak üzere üç ana erkten oluşuyor, yasama ve yürütmeye adam seçilirken kılı kırk yarıyorlar ama sıra vekil adaylığına gelince “gel vatandaş gel” misali oy kullanabilen herkes müracaat edebiliyor. Dolayısıyla yasama erki olarak Meclis fiziki olarak var ama fiili olarak yok durumdadır.
Mesela;
*Ailenin altına dinamit koyan, 6284 numaralı cinnet ve cinayet yasası yıllardır orada duruyor,
*Atatürkü koruma kanunu olarak bilinen 5816 Numaralı yasa orada duruyor,
*Amerika ile işbirliğine gidilen ama ABDni daima dediğinin olduğu Fulbright anlaşması orada duruyor,
*Kemalizm tarikatına bağlılık anlamına gelen Vekil yemin metni orada duruyor ama kimsenin gıkı çıktığı yok, vekillerimiz 5 yıl boyunca suya sabuna dokunmadan sorunların etrafında dolaşarak vakit öldürüyorlar. Arada bir partilerinin politikalarına evet ya da hayır diyerek oylamaya iştirak ediyorlar.
Yetmedi siyaset de daha çok Meclis üzerinde kirleniyor, malum işini yapmayan ayak işleriyle uğraşıyor, her bir vekil bir sultan gibi dokunulmaz ve bütçeye en az aylık bir trilyona mal oluyor ama karşılığı kocaman bir sıfır.
Ne yasama görevi tam işliyor, ne de denetleme görevini yapıyor.
Ama bazı alanlarda varlıkları hissediliyor, kimisi ihale fareliğini yapıyor, kimisi niteliksiz kimselere makam/mevki buluyor, kimisi de etrafını kamuya almayla meşhur, yetmiyor rüşvet haberleri de namuslu insanları kahrediyor.
Rüşveti alan da veren de lanetlenmişken halk daha çok rüşvet alanı suçluyor, unutmayın rüşveti veren var ki alan var, o zaman eşit düzeyde suç ortağıdırlar. Özellikle işe alımlarda.
Ayıptır ayıp! halk sizi bunun için mi seçti?
Ayrıca vekil seçim usulü sıralı şekilde olması da ayrı bir sıkıntı, birileri bir hile ile listenin üst sıralarında yer alıyor, oraya yerleşirken para pul harcıyor, seçilince de artık başta kendi partisinin genel başkanı olmak üzere listedeki yerine yerleştirmede katkısı olan kimselere karşı kendini sorumlu tutuyor, dolayısıyla artık vatandaşı önemsemiyor.
Geri sıralarda yer alan vekil adayları ise zaten seçilemeyeceklerini bildikleri için öylesine seçim bölgesinde geziniyorlar.
Peki doğru olanı nedir?
Dar bölge seçim yöntemi ile vekil seçmektir tabi, bir şehrin 10 vekili varsa hepsinin seçim bölgesi belli olmalı ve gidip halka kendini anlatmalı onlardan oy istemeli, meclisten dönünce de direkt vatandaşların arasına girmeli.
Halk, Devlet Başkanını vekiline şikâyet etmesini bilmelidir, şimdi yapabiliyor mu? Maalesef, maalesef!
Bence bu derdi fazla eşmeden daha kalıcı bir çözüm için Meclisin kapısına kilit vuralım. Eyalet sistemi getirip Eyalet parlamentolarını oluşturalım, ayrıca eyalet parlamentosuna seçilenler de maaş almasın, tıpkı belediye meclis üyeleri gibi oturum başına huzur payı alsınlar bu şekilde bu hantal meclisten kurtulmuş oluruz, bu ekonomik darboğazda vatandaş bir az nefes alır, ne dersiniz?
Şu andaki mevcut meclisimiz de İslam Birliği Parlamentosu olsun, taki İslam dünyası da bir az nefes alsın. Eğer zayıf, cılız, ürkek insanlar arıyorsanız bu birliğe karşı olanlara bakın bunların yüzündedir dünyanın yuları Şeytan Kilisesinin müritleri elindedir. Behey adam dünyaya bırakacak etki açısından sen kendini niye Trump’tan daha zayıf gösteriyorsun, dünyaya eşit şartlarda doğdunuz ama Kemalizm tarikatı seni cılız yetiştirdi. O kabuğunu kır ve yeryüzünde Allah’ın halifesi olduğunun farkına, harekete geç. Benden söylemesi.