Aydındere Haber Giresun Haber Karadeniz Haber
09.03.2026
Giresun / 11°C

Yolunda giden Mhrs sistemi ile neden oynadınız?
Yolunda giden Mhrs sistemi ile neden oynadınız?

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, MHRS sisteminde önce randevu sayısını ikiyle sınırlandırdı; ardından e-Devlet üzerinden iki aşamalı giriş zorunluluğu getirerek özellikle 75 yaş üstü vatandaşları fiilen MHRSnin dışına itti. Ben babamın kronik rahatsızlıkları ve düzenli kontrolleri nedeniyle MHRSyi aktif şekilde kullanıyordum. Sayın Memişoğlundan önce aynı gün içerisinde sabah 08.40 dahiliye, 11.00 göz, 13.30 KBB ve 15.00 kardiyoloji polikliniğine randevu alabiliyor; babamın tüm rutin kontrollerini planlı ve sorunsuz biçimde aynı gün aynı hastanede tamamlayabiliyordum. Bu hem hasta hem hasta yakını için büyük bir kolaylıktı; sistemin amacı da zaten buydu: planlı, düzenli ve erişilebilir sağlık hizmeti. Ancak randevuların ikiyle sınırlandırılmasıyla birlikte, birbiriyle bağlantılı kontrollerimizi tek güne sığdırma imkânı ortadan kalktı. Kronik hastalıklarda branşlar arası koordinasyon hayati önem taşırken, getirilen bu sınırlama bizi adeta yıllar öncesine, sabahın erken saatlerinde hastane koridorlarında sıra kapma mücadelesi verilen günlere geri götürdü. Dijitalleşme iddiasındaki bir sistemin, vatandaşı fiziksel kuyruklara mahkûm etmesi ciddi bir sorumsuzluktur. 

Bununla da kalınmadı; e-Devlet üzerinden iki aşamalı giriş zorunluluğu getirildi. 75 yaş üstü, teknolojiye hâkim olmayan ya da tuşlu telefon kullanan bir vatandaş gelen doğrulama kodunu nasıl okuyacak? Çocuğu başka şehirde yaşayan bir anne ya da baba için bu süreci kim yönetecek? Uzaktan randevu almayı kolaylaştırması gereken sistem, tam tersine erişimi zorlaştıran bir yapıya dönüştü.

Yetkililere bunun nedenini sorduğumuzda ise şu cevap veriliyor: “Hastayı önce aile hekimine yönlendiriyoruz. Hastane randevusunu aile hekimi alıyor; çünkü onlara ek kontenjan açıyoruz.” Kâğıt üzerinde bakıldığında sevk zincirini güçlendirme ve birinci basamağı etkinleştirme amacı taşıyan bir model gibi görünebilir. Ancak uygulamada ciddi sorunlar barındırıyor. Teşhisi konulmuş, tedavisi planlanmış ve belirli branşlarda rutin kontrolü gereken kronik hastalar için bu yöntem uygun değildir. Zaten kardiyoloji, endokrinoloji ya da göz gibi branşlarda düzenli takip altında olan bir hastayı her seferinde yeniden aile hekimine yönlendirmek hem zaman kaybına hem de sistemde gereksiz bir iş yüküne neden olur. Aile hekimlerinin asli görevi koruyucu sağlık hizmetleri ve birinci basamak değerlendirmedir; uzman takibindeki kronik hastaların her kontrolünde aracı konumuna itilmesi, hem aile hekimini hem hastayı zor durumda bırakır. Üstelik yaşlı bir hastanın önce aile hekiminden randevu alması, oraya gitmesi, ardından hastane randevusunun oluşturulmasını beklemesi; sağlık hizmetine erişimi kolaylaştırmak değil, katmanlaştırmak anlamına gelir. Ek kontenjan açılması olumlu bir adım olabilir; ancak bu kontenjanın hastaya doğrudan erişim yerine dolaylı bir mekanizmaya bağlanması, özellikle hareket kabiliyeti kısıtlı ve kronik hastalığı olan yaşlılar açısından ciddi mağduriyet doğurmaktadır.

Alternatif olarak sunulan 182 hattını aradığınızda ise uzun bekleme süreleriyle karşılaşıyorsunuz. Dakikalarca hatta kalmak zorunda kalan yaşlı bir insan için bu ne kadar uygulanabilir? Tüm bu tabloya rağmen “çok güzel bir randevu sistemi geliştirdik” denilmesi, sahadaki gerçeklikle örtüşmemektedir.

Tüm bu düzenlemeler yapılırken en büyük endişemiz şudur: Umarız benzer bir yaklaşım evde bakım hizmetlerine de yansımaz. Zaten kırılgan durumda olan, hastaneye gitmekte zorlanan, bakıma muhtaç vatandaşlarımız için evde bakım hayati bir hizmettir. Bürokratik engellerin ya da yeni dijital zorunlulukların bu alana da taşınması, telafisi zor mağduriyetler doğurabilir. Sayın Bakandan beklentimiz, özellikle yaşlı ve kronik hastalar söz konusu olduğunda kolaylaştırıcı, istisna tanıyan ve sahadaki gerçekliği dikkate alan bir yaklaşım benimsemesidir. Elbette sağlık sisteminde düzenleme yapılabilir; yoğunluk azaltılmak, kaynaklar daha verimli kullanılmak istenebilir. Ancak çözüm üretirken en kırılgan grubu  yaşlıları, kronik hastaları ve düzenli uzman takibi gereken bireyleri  sistemin  engelleri arasına hapsetmek doğru değildir. Dijital dönüşüm ve sevk zinciri, erişimi kolaylaştırdığı ölçüde anlamlıdır; zorlaştırdığı noktada ise amacından sapar. Gerçek soru şu: Yolunda giden Mhrs sistemi ile neden oynadınız?



İsim Soyisim :
E-Mail :